Olağanüstü Mal Rejimi

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) m.202 yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini, akdi mal rejimi olarak da mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimini kabul etmiştir. Eşler arasındaki mal rejimlerinin genel hükümleri TMK m. 202-217, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi TMK m. 218-241, akdi mal rejimi olan paylaşmalı mal ayrılığı rejimi aynı Kanunun 244-255. maddelerinde, yine akdi mal rejimi olan mal ortaklığı rejimi de TMK’nın 256-281. maddelerinde düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu döneminde uygulanan yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejimi, kadın erkek eşitliğine aykırı, tüm emek ve çalışmalarını aileye özgüleyen, evlilik birliği sona erdiğinde mal varlığı değerleri yönünden onun aleyhine, kabul edilemez, haksız, adaletsiz sonuçlar doğurduğundan TMK bu olumsuzlukları kısmen de olsa ortadan kaldırmak için yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini kabul etmiş ve bu mal rejimine ilişkin hükümler birkaç istisna dışında İsviçre Medeni Kanunundan çeviri yoluyla alınmıştır.[1]

 TMK m. 202 gereği yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Eşler istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilecek, kaldırabilecek ve değiştirebileceklerdir. Taraflar Kanunda belirtilen sınırları gösterilen bu mal rejimleri dışında başka bir mal rejimini seçemeyeceklerdir. Dolayısıyla taraflar TMK’nın kabul ettiği seçimlik mal rejimleri, mal ayrılığı rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi ve mal ortaklığı rejimi dışında başka bir mal rejimi seçemeyeceklerdir.

Eşler sözleşme serbestisi ana kuralı gereğince her zaman notere giderek düzenleme veya onaylama şeklinde yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle akdi mal rejimlerinden birini seçebilirler.  Ancak TMK’da olağanüstü mal rejimine geçiş düzenlenmiş olup böylece mevcut mal rejimden mal ayrılığına geçişin eşlerin ortak iradesine bakılmaksızın mahkeme kararıyla ya da Kanun gereği kendiliğinden olabilmesi mümkün hal gelmiştir.

Eşler arasındaki kural rejim, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejiminin eşlerden birinin istemi ya da cebri icra halinde kendiliğinden ya da yargıç kararı ile mal ayrılığı rejimine dönüşmesi/dönüştürülmesi ile oluşan rejim olağanüstü mal rejimi olarak adlandırılmaktadır. [2]

            TMK m. 206 “Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir.

Özellikle aşağıdaki hâllerde haklı bir sebebin varlığı kabul edilir:

1. Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması,

2. Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması,

3. Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını

haklı bir sebep olmadan esirgemesi,

4. Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında

bilgi vermekten kaçınması,

5. Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması.

Eşlerden biri ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun ise, onun yasal temsilcisi de bu

sebebe dayanarak mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir.”.

Bu hükümden de anlaşılacağı üzere eşlerden birinin talebi üzerine kanun maddesinde sayılan mevcut hallerden birinin ya da benzer bir hâlin ortaya çıkması sonucu hâkime, mal rejimini kaldırarak, eşler arasında mal ayrılığı rejimini geçerli kılma yetkisi verilmiştir.[3] Haklı sebepler Kanunda örnek olarak sayılmış olup genişletilebilir. Haklı sebebin varlığına Aile Mahkemesi hâkimi karar verecektir.

Eşlerden biri cebri icra hallerinden olan iflas ya da icra takibi ile karşı karşıya kalmış olabilir. O halde TMK m. 209 hükmüne göre; “mal ortaklığını kabul etmiş olan eşlerden birinin iflasına karar verildiği takdirde, ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür.”

Eşlerden birinin iflası halinde mal ayrılığına dönüşmeninön koşulu eşlerin mal ortaklığı rejimini kabul etmiş olmalarıdır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde bu hüküm uygulanmamaktadır. Mal ayrılığı rejimine dönüşüm için ayrıca herhangi bir mahkeme kararı alınmasına gerek yoktur. İflas kararının kesinleşmesiyle birlikte mal ayrılığı rejimi kendiliğinden yürürlüğe girecektir.[4]

Haciz durumunda da eşler arasındaki mal rejimi mal ortaklığı ise alacaklı eşler arasındaki mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesini talep edebilir. TMK m. 210 “Mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa, hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir.”

Alacaklı istem ve davasını her iki eşe yöneltmek durumunda olup yetkili mahkeme ise borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir.

TMK m. 207’de de eşlerin talebi üzerine açılacak olan mal ayrılığına dönüşüm davasında yetkili mahkemenin eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir.

Olağanüstü mal rejimine geçişte görevli mahkeme ise Aile Mahkemeleri ya da Hakimler Savcılar Kurulunca belirlenen (HSK) Asliye Hukuk Mahkemeleridir. (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulüne Dair Kanun m.4)

TMK m. 211 hükmüne göre “Alacaklı tatmin edildiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle edinilmiş mallara katılma rejimini kabul edebilirler.”

Eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir mal rejimini kabul edebilecekleri gibi, mal ayrılığına geçişi gerektiren haklı sebeplerin ortadan kalkması halinde içlerinden birinin istemi üzerine hâkimde koşulların gerçekleştiğinin kanıtlanması halinde mal ayrılığına dönüşten önceki rejime dönme kararı verecektir. [5]


[1] Ali İhsan Özuğur, Mal Rejimleri, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2004, s.8.

[2] Ömer Uğur Gençcan, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Bilimsel Açıklama İçtihatlar İlgili Mevzuat, C:1, Yetkin Yayıncılık, 2004, s.1139.

[3] Metin Pehlivan, Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Sona Erme Sebepleri ve Sona Erme Anının Önemi, Kırklareli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, C: 6, S:2, 2017, s.76.

[4] Gençcan, s.1142.

[5] Özuğur, s.30.

Yazarı: Av. Aytül ÖZKAN

Koçali Hukuk Bürosu

REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN DEĞİŞİYOR!

Hatırlanacağı üzere ceza infaz düzenlemesinin kabulünün ardından TBMM, Nisan ayının ortasında tatile girmişti. Koronavirüs nedeniyle getirilen kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte TBMM de 1 Haziran itibarıyla çalışmalarına

Mirasın Gerçek ve Hükmen Reddi

Mirasın gerçek reddinde yasal veya atanmış mirasçılar, miras bırakanın ölümünden itibaren 3 ay içerisinde tek taraflı irade açıklamalarını kullanarak mirası reddedebilirler. 3 aylık hak düşürücü